Açıklama
Aile adlı tablo, kucaklaşarak birbirine kenetlenmiş üç insan figüründen oluşan sıkı bir grubu betimler. Üst bölümde açık tenli, koyu saçlı, kırmızı dudaklı ve gözleri kapalı bir figür, düşünceli bir ifadeyle grubun çevresine doğru eğilir. Ortada, kahverengi tenli bir figür çıplak gövdesini aşağıya doğru eğerken, kısmen örtülü başka bir figür onun altında görünür. Kollar ve eller bedenlerin çevresinde birbirine dolanarak dikkati kişiler arasındaki bağa yönelten koruyucu bir yapı oluşturur. Sahne; dikdörtgen bloklar, spiraller ve tabanla yanlara yayılan çok renkli, kumaş dokulu bir yüzeyle zenginleştirilmiş altın tonlu bir arka plan üzerinde gelişir.
Konu, aileyi anekdot niteliğinde bir sahne olarak değil, duygusal bir bütünlük olarak ele alan bir tasvir şeklinde işlenir. Kucaklaşma, üç figürü tek bir görsel çekirdekte bir araya getirir ve bedenleri arasındaki mesafeyi neredeyse tek bir biçime dönüşecek kadar azaltır. Fiziksel yakınlık; samimiyet, koruma ve aidiyet duygusu aktarır. Süslemeli kumaşlar ve altın tonlu alan, sahneyi simgesel bir mekân gibi sararak gündelik bir birliktelik hareketini simgesel nitelikte bir imgeye dönüştürür. Kompozisyon, anlatısal bir manzaraya ya da tanınabilir bir ev ortamına dayanmaz: Sahneyi anlamak için gereken her şey, bedenlerin arasındaki ilişkide ve onları çevreleyen zengin süslemelerde yoğunlaşır.
Kolların ve ellerin iç içe geçmesi, bağın başlıca göstergesidir. Her hareket bir öncekini sürdürür; böylece kucaklaşma, grubu destekleyen ve düzenleyen bir yapı işlevi de görür. Figürlerin sıkı biçimde bir araya gelmesi, karşılıklı aidiyet fikrini güçlendirir: Figürleri birbirinden ayıran geniş boşluklar ya da temaslarıyla yarışan ikincil öğeler yoktur. Altın yaldız, neredeyse törensel bir boyut katarken yinelenen desenler, bedenleri çevreyle bütünleştiren görsel bir ritim oluşturur. Gözleri andıran dairesel, kare ve oval biçimler, yapıtın duygusal merkezini gölgelemeksizin yüzeyi yoğun bir bezemeyle zenginleştirir. Böylece görüntü, yakınlığın görsel bir kutlamasına dönüşür.
Resim, biçimsel açıdan dikey bir formatta, çapraz doğrultulu merkezi bir kütle etrafında düzenlenmiştir. Kucaklaşma, üst ve orta bölümü kaplar; bedenlerin ve kolların kavisli çizgileri bakışı bir yüzden diğerine, ardından eğik gövdeye yönlendirir. Buna karşılık alt bölümdeki bezemeler mavi, yeşil, sarı, macenta, kırmızı ve krem beyazı geometrik motifler hâlinde sergilenir. Anatomi ile desen arasındaki bu karşıtlık, karakteristik bir gerilim yaratır: Figürler hacimlerini, tenlerini ve jestlerini korurken kumaş ve arka plan düz bir yüzeye dönüşme eğilimindedir. Turuncuya çalan altın rengi, her iki anlatım biçimini birleştirir ve insan figürlerinin dış hatlarını güçlü biçimde öne çıkarır. Karelerin, dairelerin ve spirallerin yinelenmesi, kucaklaşmanın sarmalayan hareketine denge kazandırır.
Eser, Gustav Klimt’le yaygın biçimde ilişkilendirilen görsel özelliklerle öne çıkar: altının baskın kullanımı, zengin bezemeler, mozaik görünümündeki yüzeyler ve natüralist bedenlerle geometrik desenler arasındaki karşıtlık. Aile’deinsan mahremiyeti, yoğun ve dekoratif bir kompozisyona dönüşür. Üstteki yüz, birbirine dolanmış kollar ve merkezdeki figür, tüm tabloyu bir arada tutan bir jestler zinciri oluşturur. Çevrelerindeki kumaşlar ve yinelenen motifler basit bir arka plan değildir: kucaklaşmayı genişleterek kuşatıcı bir atmosfere dönüştürürler. Sonuç, sevgi, koruma ve bezemenin birbirini desteklediği bir görüntüdür.
Yağlı boya tablo reprodüksiyonlarımızla ilgili sorularınız mı var? Sıkça sorulan sorular sayfamıza göz atın.




